bebekmasali.com

En güzel bebek ve çocuk masalları...
Ana Sayfa      Masallar      Hansel ve Gratel
Hansel ve Gratel

 
Büyük bir ormanın çok yakınında, bir oduncu ailesi yaşıyormuş. Oduncunun iki çocuğu varmış. Oğlanın adı Henzel, kızın Gretel`miş. Bu iki kardeşe üvey anneleri çok kötü davranıyormuş. Bazen bir köşede sessizce ağlarlarmış.
Oduncu çok fakirmiş. Bir kuru ekmeği bile zor bulurmuş." Ne yapacagız? Nasıl geçinecegiz?" diye düşünürmüş sık sık.
- Yavrularımızı nasıl besleyeceğiz? Demiş karısına. Karısı cevap vermiş:
- Onları sabah erken ormana götürüp bırakırız. Onlardan kurtulmuş oluruz, demiş.
Adam:
- Hayır bunu yapamam. Yabani hayvanlar onları parçalar, diye karşı çıkmış.
Kadın kocasına:
- Budala! Bunu yapmazsak hepimiz açlıktan ölecegiz, diye çıkışmış.
Çocuklar üvey annelerinin babalarına söyledigi sözleri duymuşlar.
Herkes yatınca Henzel yavaşça dışarı çıkıp, ceplerine parlak çakıl taşları doldurmuş. Sonra eve dönmüş.
Sabah ortalık ağarırken kadın gelip, çocukları uyandırmış:
- Kalkın bakalım miskinler, ormandan odun getireceksiniz, demiş.
Çocuklar babalarıyla yola çıkmışlar. Bir süre gittikten sonra Henzel en arkaya geçmiş.
Cebindeki çakıl taşlarını birer birer yola bırakmaya başlamış.
Ormana girdikleri zaman babaları:
- Hadi bakalım çocuklar siz şurada oturun. Ben ormandan biraz odun keseceğim. İşim bitince döner sizi alırım, demiş.
Henzel ve Gretel oturup babalarının dönüşünü beklemeye başlamışlar. Beklerken uykuları gelmiş ve derin bir uykuya dalmışlar.
Uyandıkları zaman ortalıgın kapkaranlık oldugunu görmüşler. Gretel ağlamaya başlamış.
- Simdi ne yapacağız? Ormandan nasıl çıkacağız? Diyormuş.
- Ay doguncaya kadar bekle... Sonra yolumuzu kolayca buluruz, demiş Henzel.
Ay gökyüzünde yükselince Henzel, Gretel`in elinden tutmuş. Çakıl taşlarını izlemeye başlamış.


 


Ay ışıgında çakıl taşları pırıl pırıl parlıyormuş. Bütün gece yürüdükten sonra sabah evlerine varmışlar.
Kapıyı çalmışlar.
Üvey anneleri çocukları karsısında görünce çok şaşırmış. Babaları işe çok sevinmiş. Çünkü onları bıraktıgına öyle üzülüyormuş ki...
Aradan az bir zaman geçmiş. Ülkede kıtlık baş göstermiş. Üvey anneleri babalarını etkilemeye çalişıyor, ona:
- Evde yiyecek bir şey kalmadı. Hepimiz açlıktan ölecegiz. Bu çocuklar başımızdan bir an önce gitmeli. Onları bu sefer ormanın daha kuytu yerlerine götür. O zaman yolu bulamazlar. Başka çaremiz kalmadı, diyormuş.
Bu sözler adamın içini sızlatmış. Fakat kadın dediginden bir türlü vazgeçmiyormuş.
Kadın sürekli bagırıyor, çocukların bir an önce ormana götürülmesini istiyormuş.
Adam:
- Çocuklarımı tekrar ormanda bırakmaya içim nasıl dayanır? diyormuş.
Ama kadın istegini kabul ettirinceye kadar ona rahat vermemiş.
Uyumadıkları için bu konuşmaları çocuklar da dinlemişler.
Üvey anne ile, babaları uykuya dalınca Henzel yine yataktan kalkmış. Daha önce yaptıgı gibi dışarı çıkıp çakıl taşı toplamak istiyormuş.
Sessizce kapıya yaklaşmiş. Ama bu kez kapı kilitliymiş. Üvey annesi kapıyı kilitlemiş.
Zavallı Henzel üzgün bir şekilde yatağına geri dönmüş.
Sabahleyin üvey anneleri erkenden gelmiş. Çocuklara biraz ekmek vermiş.
Ormana uzanan yolda Henzel yine en arkadan gidiyormuş.
Ormanın içlerine dogru ilerlemişler. Henzel yol boyunca ekmek parçalarını ufalamış.
Sonunda ormanın en tenha yerine gelmişler. Babaları büyük bir ateş yakmış.
- Burada beni bekleyin. Ben odun kesecegim. Akşam üzeri gelir, sizi alırım! deyip, gitmiş.
Ögle vakti Gretel kendi ekmeğini ortadan bölmüş, kardeşiyle paylaşmış. Sonra iki kardeş uykuya dalmışlar...
Akşam olmuş ama zavallıların babası gelmemiş. Gretel ağlamaya başlamış. Henzel kardeşini avutmaya çalışmış:
- Ay doğunca yola serptigim ekmek kırıntılarını bulur, kolayca evimize döneriz, demiş.
Ay gökyüzünde yükselince, ekmek kırıntılarını aramaya başlamışlar.
Kırıntıları ormanda ki kuşlar yediği için bulamamışlar.
Henzel, Gretele:
- Korkma yolumuzu bulacagız; demiş ama yolu bir türlü bulamamışlar.
Bütün gece yollarını bulabilmek için dolaşmışlar. Ertesi gün yine akşama kadar yollarını aramışlar.
Ama ormandan bir türlü dışarı çıkamamışlar.
Çok yorulmuşlar, karınları da acıkmış.
Evlerinden ayrılalı üç gün olmuş. Gittikçe ormanın daha içlerine, kuytu yerlerine varıyorlarmış.
Bir ögle vakti önlerinde çok güzel bir kuş uçmaya başlamış. Çocuklar da kuşun peşinden gitmişler.
Sonunda kuş, küçük bir eve varmış ve damına konmuş.
Çocuklar eve yaklaşınca evin pasta ve çöreklerden yapıldıgını görmüşler.
Evin çatısı bisküviden, pencereleri ise şekerdenmiş.
Çocuklar buna çok sevinmişler. Henzel hemen uzanıp çatıdan bir parça koparmış. Öyle açmış ki hemen kocaman parçayı bitirmiş.
Gretel ise pencereye yaklaşmiş. Şekerden pencereyi kırmaya başlamış.
Kopardıkları parçalarla karınlarını doyurmaya başlamışlar.
Henzel çatıdan bir parça daha koparmış. Gretel ise pencereye tekrar yaklaşarak, bir parça daha alıp agzına atmış.
Böyle güzel güzel karınlarını doyururken birden evin kapısı açılmış.
Içeriden yaşlı ve çirkin bir kadın çıkmış.
iki kardeş korkudan ellerindeki yiyeceklerini yere düşürmüşler.
Yaşlı kadın çirkin sesiyle:
- Aman ne sevimli çocuklar! demiş. Sizi buraya kim getirdi bakayim? Haydi içeriye gelin... Size benden hiçbir zarar gelmez, korkmayın!
Yaşlı kadın kendini çocuklara iyi kalpli bir insan olarak göstermiş. Aslında kötülük yapmayı seven bir cadiymış. Çocukları kandırırmış. Bu pastadan kulübeyi de onları tuzagına düşürmek için yaptırmış.
Henzel ve Gretel eve girdikleri zaman cadı:
- Artık bunlar elime geçti. Kurtulamazlar!... Tam dişime göre birer lokma olacaklar!.. diye içinden geçirmiş.
Evde onlara güzel güzel yemekler hazırlamış.
Çeşit çeşit kurabiyeler, pastalar, elmalar, süt...
Çocuklar iştahla yemeklerini yerken başlarına geleceklerden habersizmişler. Ardından bir güzel uyumuşlar.
Cadı, sabah erkenden kalkmış. Uyuyan çocuklara bakmış. Henzel zayıfmış. Ama Gretel tombul yanaklarıyla tam Cadının agzına layıkmış.
Sonra Henzel {`}i yakaladıgı gibi bir kümese atmış. Parmaklıklı kapısını sıkıca kapatmış. Henzel bagırıp çagırıyormuş ama ne fayda...
Cadı daha sonra Gretel {`}e:
- Kalk bakayım miskini diye bagırmış. Kalk da eve şu taşı! Kümesteki kardeşine yiyecek götür! Biraz şişmanlasın da sonra onu yiyeyim! demiş.
Bunları duyan Gretel aglamaya başlamış. Kötü kalpli Cadının dediklerini yapmak zorundaymış.
Zavalli Henzel {`}e en güzel yemekler pişiriliyormuş.
Her sabah Cadı kümesin yanına gelerek:
- Henzel, parmagını dışarı çıkar. Sişmanladın mı şişmanlamadın mı? diyormuş.
Henzel, parmagı yerine bir kemik parçası uzatıyormuş.
Cadının gözleri iyi görmedigi için bu kemik parçaşını Henzel {`}in parmagi sanıyormuş.
Çocugun bir türlü kilo almamasına şaşırıyormuş.
Artık Cadının sabrı tükenmiş. Bir sabah Gretel {`}e seslenmiş:
- Çabuk ol, su taşı! Kardeşin zayıf bile olsa yarın onu kesip pişirecegim.
Zavallı kız durmadan aglıyor, bir yandan da kazana su taşıyormuş.
- Allah{`}ım, bize yardım et! diye dua ediyormuş. Keşke bizi ormandaki vahşi hayvanlar yeseydi de ikimiz beraber ölseydik!...
Cadı bu sözlerı duyunca:
- Boşuna nefeş tüketme! Size kimse yardım edemez! diye bagırmış.
Ertesi sabah Cadı fırını yakmış. Gretel su dolu kazanı ateşe koyacakmış.
Cadı:
- Önce ekmek pişirelim. Hamuru hazırlamıştım.
Gir içeri bakalim, fırın iyice ısınmış mı? Ekmekleri pişirebilirmiyiz? demiş.
Bunları söylerken bir yandan da kızcagızı fırına dogru itiyormuş.
Firının agzından korkunç alevler yükseliyormuş. Gretel korkuyla titremeye başlamış.
Cadının amacı Gretel fırının içine girince kapisını örtmek, çocugu pişirmekmiş. Çünkü karnı çok açmış. Henzel ile birlikte Gretel {`}i de pişirip yemek istiyormuş. Gretel cadının ne yapmak istedigini hemen anlamış.
Aklına bir kurnazlik gelmiş. Cadıya:
- Ama ben fırına nasıl girilecegini bilmiyorum ki!.. demiş.
Cadı sinirlenip bagırmış:
- Beceriksiz kız! Fırının kocaman bir kapagı var. Içeri ben bile girerim!
Sonra fırına yaklaşmış:
- Işte bak! Fırına nasıl girilirmiş gör! diyerek kafasını içeri sokmuş.
Bunun üzerine Gretel aniden kadını arkasından fırına itmiş. Cadıyı fırının içine tıkmış.
Hemen fırının demirden kapagını kapamış.
Cadı ıçerde acı acı bagırmaya başlamış. Ama Gretel cadının haykırmalarına kulak asmamış. Koşarak oradan uzaklaşmış.
- Kötü cadı, cayır cayır yansın! Yaptıgı kötülüklerin cezasını çeksın! dıyormuş.
Hemen Henzel`in yanına gitmiş. Kümesin kapısını açıp, kardeşine:
- Kurtulduk Henzel!... Ihtiyar cadı yandı, cezasını buldu! demiş.
Henzel, kapısı açılan kafesten hemen dışarı fırlamış. Artık bir kuş gibi özgürmüş.
Anlamışlar kı artık evlerine çok yaklaşmışlar. Uzaktan babalarını görmüşler.
Heyecanla babalarına dogru koşmaya başlamışlar.
Adam, uzaktan gelenlerin kim oldugunu anlamaya çalışıyormuş.
Zavallı adam çocuklarını ormanda bıraktıgından beri hiç gülmüyormuş. Bu arada kötü kalpli karısı da ölmüşmüş.
Adam karşısında çocuklarını görünce sevincinden ne yapacagini şaşirmiş. Birbirlerinin boynuna sarılmışlar.
Henzel ve Gretel başlarından geçenleri bir bir babalarına anlatmışlar. Sonra ceplerinde getirdikleri degerli taşları ve içi mücevher dolu sandıkları babalarina vermişler.
O günden sonra bütün üzüntüleri, sıkıntıları sona ermiş.
Baba ile çocuklar mutluluk içinde bir arada yaşayıp gitmişler. Bir daha birbirlerinden hiç ayrilmamışlar.